Satın almadıgımız kim kaldı?

Paylaş
Satın almadıgımız kim kaldı?
Photo by Chrishaun Byrom / Unsplash

Kaleci Korcan'a: "Kalede devleşme, 55.000 dolar senin. Ayrıca Nissan araba, damadın anne babasından hediye..."

İbrahim Akın'a: "Bize gol atma, 100.000 dolar senin."

Emenike'ye: "Bize karşı oynama, 9.000.000'a bizdesin, merak etme."

Sezer'e: "Trabzon'a karşı saldır, Fener'e karşı oynama. Söz, bizdesin."

Ozan İpek'e: "Bu videoyu sana hediye gönderiyorum."

Serkan Çalık'a: "Trabzon için oynama, bizim için oyna, oldu mu aslanım? Bu sana..."

Bucalı Musa'ya: "Aslanım gördün mü, kalecinin üstüne vurdu. Merak etme başkan, bu maçı alacağız."

Ümit Karan'a: "200.000 dolar yeter mi?"

Bülent Uygun'a: "İki çanta içerisinde 200.000 dolar... Arabanın arkasından alırken dikkatli olun."

Ferrari'ye: "65'te o yumruğu vur, sonrasını düşünme."

Almeida'ya: "Bak gördün mü, nasıl da üstüne vurdu bu da..."

Tüm hakemlere: "Çantalar dolusu paralar..."

Bahsi geçen şike geceleri... Dikkat; Aziz Başkan kimine çok para vermiş, kimisi o kadar güzel gelmiş ki verdiği parayı unutmuş.

Beşiktaş'a: "Nasıl sustunuz? Nasıl koyduk ama? Bu gecenin bedelini hiç bilemedim doğrusu, unutulmaz bir geceydi orası ayrı. Bu arada en iyi hakemi, Cüneyt'i ben istedim o maça, haberiniz olsun."

Galatasaray'a: "Rakı şişesi götünüze girdi mi? Sahi kaç liraydı 55 bin kişi önünde o gecenin bedeli? Bir daha verelim bu parayı, çok zevkliydi."

Trabzon'a: "Hayatta bazen pislikler vardır, bazen sesimizi duyurmak için çabalar dururuz. Lig boyunca kafamızı siktiniz. Sevinin, kupa sizindir."

Bursa'ya: "Götünüzü yırttınız hani Kadıköy'de! Lan kaç para aldınız, doğru söyleyin? Madem para konuşuyoruz, herkes bilsin."

Sizi sahipsiz sananın boynuna tasma takarız!

Başkan'a: Dedin ya hani; "Kendime de arkadaşlarıma da güvenim sonsuz, inancım sonsuz..." Şüphemiz yok başkan, başın dik olsun. Hayatın yönünü belirlemek, önde olmak her zaman zordur. Daha önce defalarca dedik: "Gölgelerin üzerimize geldiği en zor zamanlarda güneşin doğuşuna binlerce kez şahit olduk."

Aykut Kocaman'a: "Bu duruma en çok sen üzülüyorsundur, başın dik olsun!"

Alex'e: "Bu kadar çok koyarsan uyuyamazlar. Sen Türkiye'nin gördüğü en büyük isim de değilsin bu arada(!)"

Emre'ye: "Bu kadar çok istersen anana bacına söverler. Bu arada Türkiye'nin orta sahasındaki en iyi isim de değilsin(!), yıllarca boşuna oynadın bu bayrak altında... Dedim ya, söverler."

Topuz'a: "Lütfen tüm maçlarda oynama, bu kadar mücadele etme, terini akıtma; sonu belli. Teşvik mi aldın? Ne kadar verdiler?"

Gökhan'a: "Senin insafın yok mu? Sağından atıp solundan geçmediğin adam kaldı mı? Ne verdi Aziz Başkan, doğru söyle. Barça'da oynayacak adamsın bu arada..."

Volkan'a: "Hani takla atmıştın, hani poponla tutmuştun bir keresinde... Hani her seferinde o işareti yapmıştın onlara, 'Susun ezikler!' diye... Sen en iyisisin, hiç unutma."

Selçuk'a: "Sen bunu neden hep yapıyorsun? Neden her seferinde koyduğunda lig karışıyor? İlginç... Pardon, 55.000 dolar verdik (Korcan'a)."

Lugano'ya: "Sen var ya, gelmiş geçmiş en çirkef adamsın kimilerine göre. Ama bize göre aşk hiç biter mi?"

Küme de düşsen, amatörde de olsan... Hiç olmasan bile, sadece adın geçse bize yeter.

Sevda hiç biter mi?

Devamını oku

Developer ile Testçi Arasındaki Görünmez Duvarı Kim Örüyor?

Developer ile Testçi Arasındaki Görünmez Duvarı Kim Örüyor?

Seri 1: Liderin Masası – Bölüm 3 Yazılım takımlarında adı konmamış bir gerilim vardır. Bazen bir Teams mesajının tonunda, bazen bir PR incelemesinde, bazen de sprint sonuna sıkışan bir test döngüsünde kendini hissettirir. Dışarıdan bakıldığında aynı hedefe koşan, aynı ürünü ayağa kaldırmaya çalışan iki disiplin: Geliştirici ve test mühendisi. Ama masaya

Savaş Avcu tarafından
İyi Bir Test Mühendisi Ne Zaman "Ben Bu İşi Bırakıyorum" Der?

İyi Bir Test Mühendisi Ne Zaman "Ben Bu İşi Bırakıyorum" Der?

Seri 1: Liderin Masası – Bölüm 2 Kariyeri boyunca iyi bir test mühendisiyle çalışmış olanlar bilir; onların ayrılışı genelde gürültülü olmaz. Büyük tartışmalar, kapı çarpmalar ya da masaya yumruk vurmalar yaşanmaz. İyi bir testçi gitmeye karar verdiğinde önce biraz sessizleşir. Eskiden toplantılarda ardı arkası kesilmeyen o rahatsız edici sorular azalır. Kabul

Savaş Avcu tarafından