Testin Görünmeyen Yüzü: Kaliteyi Yöneten İnsanlar

Testin Görünmeyen Yüzü: Kaliteyi Yöneten İnsanlar
Photo by Brooke Cagle / Unsplash

Yazılım kalitesi çoğu zaman araçlarla, test senaryolarıyla, otomasyon oranlarıyla anlatılır. Raporlar grafiklerle dolar, metrikler konuşur. Ancak çoğu ekip şunu geç fark eder: Kaliteyi asıl belirleyen şey kullanılan araçlar değil, o araçları kullanan insanların tutumu ve davranışlarıdır.

Aynı teknolojiye, aynı test setlerine, aynı otomasyon altyapısına sahip iki takım arasında dramatik kalite farkları oluşabiliyorsa bunun nedeni teknik değil, insansaldır. Çünkü kalite; karar anlarında, tartışmalarda, önceliklendirmede ve “bunu böyle mi bıraksak?” denilen anlarda şekillenir.

Bu yazı testin teknik tarafını değil, genelde konuşulmayan ama sonucu doğrudan etkileyen tarafını ele alıyor: kaliteyi yöneten insanlar.


1. Kalite Bir Sonuçtur, Başlangıç Değil

Kalite çoğu zaman hedef gibi tanımlanır. Oysa kalite bir hedef değil, doğru davranışların doğal sonucudur.

Şu davranışlar varsa kalite gelir:

  • Risk konuşuluyorsa
  • Sorular rahatsız edici olsa bile soruluyorsa
  • “Sonra bakarız” denilen işler gerçekten sonra bakılıyorsa
  • Hatalar saklanmıyorsa
  • Hız ile doğruluk arasında bilinçli kararlar alınıyorsa

Şu davranışlar varsa kalite düşer:

  • Sorular susturuluyorsa
  • Hata görünmez kılınıyorsa
  • “Şimdilik böyle kalsın” kalıcı hale gelmişse
  • Kimse sorumluluk almak istemiyorsa

Test burada bir araçtır. Asıl mesele bu ortamı kimin, nasıl oluşturduğudur.


2. Testin Görünmeyen Aktörleri Kimlerdir?

Kaliteyi yöneten insanlar sadece testçiler değildir. Görünmeyen yüz çok daha geniştir:

  • Ürünü tanımlayanlar
  • Önceliklendirenler
  • “Yetişir” diyenler
  • “Erteleyelim” diyenler
  • “Risk alıyoruz” diyenler
  • “Bu kabul edilebilir” diyenler

Testçi bu kararların merkezinde değildir ama sonuçlarıyla en çok yüzleşen roldür. Bu yüzden test ekipleri çoğu zaman kalite sorunlarının sözcüsü haline gelir. Ancak bu sorunların kökeni çoğunlukla test dışındadır.

Gerçek şu:

Kaliteyi tek bir rol yönetmez. Kaliteyi kültür yönetir.


3. Kaliteyi Sessizce Zayıflatan Davranışlar

Bazı davranışlar vardır, fark edilmez ama kaliteyi yavaş yavaş aşındırır.

Örneğin:

  • “Bu küçük bir şey”
  • “Kullanıcı bunu yapmaz”
  • “Sonraki sprintte düzeltiriz”
  • “Şu an önemli değil”
  • “Zaten otomasyon var”

Bu cümleler tek başına masumdur. Sürekli tekrarlandığında ise kaliteyi zayıflatan alışkanlıklara dönüşür. Testin görünmeyen yüzü tam olarak burada ortaya çıkar: hangi davranışların normalleştirildiği.

Kalite bir noktada değil, tekrar eden kararlarla bozulur.


4. Testçinin Gerçek Etkisi Raporlarda Değil, Sohbettedir

Testin etkisi çoğu zaman raporlar üzerinden ölçülür. Oysa asıl etki şurada ortaya çıkar:

  • Refinement toplantısında sorulan bir soru
  • Sprint ortasında yapılan bir uyarı
  • “Bu kabul kriteri eksik” demek
  • “Burada risk var” diye durdurmak
  • Sessiz kalmamayı seçmek

Bir testçi rapor yazmadan da kaliteyi etkileyebilir.

Bir testçi konuşarak, itiraz ederek, sorgulayarak kaliteyi şekillendirir.

Bu yüzden test sadece teknik beceri değil, iletişim ve duruş işidir.


5. Kaliteyi Yönetenler Hata Bulmaz, Karar Verir

Hata bulmak testin görünen yüzüdür.
Kaliteyi yönetenler ise karar anlarında devreye girer:

  • Bu hatayla çıkıyor muyuz?
  • Bu riski alıyor muyuz?
  • Bu alanı gerçekten test ettik mi?
  • Bu işi “done” kabul ediyor muyuz?

Bu kararlar çoğu zaman yazılı değildir. Toplantılarda, ayaküstü konuşmalarda, sessiz kabullerde alınır. Kaliteyi yöneten insanlar bu kararların sorumluluğunu taşır.

Testçinin rolü burada nettir:

Kararların bilinçli alınmasını sağlamak.


6. Güçlü Kalite Kültürünün Ortak Özellikleri

Teknik detaylardan bağımsız olarak güçlü kalite kültürüne sahip ekiplerde benzer davranışlar görülür:

  • Test erken başlar, geç kalmaz
  • Riskler saklanmaz, paylaşılır
  • “Bunu test edemedik” demek ayıp değildir
  • Hata bulan kişi suçlanmaz
  • Hata kaçıran kişi linç edilmez
  • Geriye dönük öğrenme yapılır

Bu ortamda testçi yalnız kalmaz. Çünkü kalite bir kişinin omzunda değildir.


7. Kaliteyi Yönetmek Kontrol Etmek Değildir

Kaliteyi yönetmek, herkesi kontrol etmek anlamına gelmez. Aksine kontrol arttıkça kalite düşebilir. Sürekli kontrol edilen ekip risk almaktan korkar, hatayı gizler.

Kaliteyi yönetmek şunları gerektirir:

  • Güven
  • Şeffaflık
  • Açık iletişim
  • Net beklentiler
  • Tutarlı kararlar

Testin görünmeyen yüzü burada devreye girer: İnsanlara hata yapma alanı tanımadan kaliteli ürün beklemek gerçekçi değildir.


8. Testin Yükü Değil, Etkisi Konuşulmalı

Test ekipleri çoğu zaman “yük” üzerinden konuşulur:

  • Kaç test yazıldı
  • Kaç senaryo çalışıldı
  • Kaç bug bulundu

Oysa asıl soru şu olmalı:

  • Kaç risk erken yakalandı?
  • Kaç problem büyümeden durduruldu?
  • Kaç yanlış karar engellendi?

Bunlar sayıya dökülmez ama kaliteyi belirler. Testin görünmeyen yüzü budur.


9. Kaliteyi İnsanlar Taşır, Sistemler Destekler

Araçlar değişir. Framework’ler eskir. Teknolojiler dönüşür.

Ama kaliteyi taşıyan şey sabittir: insanların yaklaşımı.

Doğru insanlar yanlış araçlarla bile kaliteli ürün çıkarabilir.

Yanlış insanlar en iyi araçlarla bile kaliteyi düşürebilir.

Bu nedenle testin görünmeyen yüzünü konuşmak, teknik detaylardan daha değerlidir.


10. Sonuç

Kalite bir test çıktısı değildir.

Kalite bir ekip davranışıdır.

Testin görünen yüzü senaryolar, otomasyonlar, raporlardır.

Görünmeyen yüzü ise şudur:

  • Kim ne zaman konuştu?
  • Kim sessiz kaldı?
  • Kim riski dile getirdi?
  • Kim “devam edelim” dedi?
  • Kim “burada duralım” dedi?

Kalite bu anlarda şekillenir.

Test ekipleri bu yüzden sadece hata bulan değil, kaliteyi ayakta tutan reflekslerdir.

Ve bu refleksler teknikten önce insana dayanır.

Read more